Read Kambur by Şule Gürbüz Online

kambur

Günün en güzel saatleri akşam altı-yedidir diyordum; sanıyorum bu da doğru değil. Sonbaharı da (sahip olamadığım tek mevsimimi; yani, yaşamımı) yine elimden kaçırdım. Gerilerden konuşuyorum, sık sık (getirdiğim bir şey olmamasına rağmen). Bazen de öne geçmeyi deniyorum, ve nereye baksam, yaşamım değil gördüğüm. Bunu doğruluyor bir başka yüzüm. Kendimi ve sesimi suya düşürdGünün en güzel saatleri akşam altı-yedidir diyordum; sanıyorum bu da doğru değil. Sonbaharı da (sahip olamadığım tek mevsimimi; yani, yaşamımı) yine elimden kaçırdım. Gerilerden konuşuyorum, sık sık (getirdiğim bir şey olmamasına rağmen). Bazen de öne geçmeyi deniyorum, ve nereye baksam, yaşamım değil gördüğüm. Bunu doğruluyor bir başka yüzüm. Kendimi ve sesimi suya düşürdüğüm yeri ve zamanı bile hatırlamıyorum. Bir yankı olarak kalıyorum suyun üstündeki aksimle - bir gün silivermeyi düşlediğim... Yaşamım bir can çekişme süresi-ni bilmediğim.Ve hiçbir şeye şaşmıyorum - her şey bildik diyordum ya; bu da doğru değil. Ben dünyaya olup biteni hayretle izlemeye ve şaşırmaya gelmişim - durmadan şaşırmaya... Ama ne söylersem söyleyeyim, ne çalarsam çalayım, bu kamburu yüklendiğim için oyunbozan oluyorum. Yine söylemek istediğim bunlar değil - Ve tüm ağrılar gibi bu da iğrenç....

Title : Kambur
Author :
Rating :
ISBN : 9789754703139
Format Type : Paperback
Number of Pages : 92 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Kambur Reviews

  • Altay Aktar
    2019-02-02 07:14

    Delirmek güzel bir ayrıcalık. Keyfi sürülmesi gereken."İradem, tutsak olduğumu anlama özgürlüğümdür."5* bile yetmedi benim nazarımda. Özellikle cenazede muzik konusu muazzam. Kendimi düşündüm, uzun uzun kafa patlattıktan sonra Pear Jam - Black ve Eddie Vedder - Society arasında kaldım. İkisi de olabilir aslında. Biri bonus olur mesela. Hatta bis yapıp dirilebilirim. Kimbilir belki..."Oysa, düşlerdir insana gerçeği anlama, gerçeği çarpıtma, ya da gerçeği aşma imkanı sunan."Mumkunse "Black" calsin.

  • Ludmilla
    2019-01-30 11:07

    Bazı yerler hoşuma gitse de genel olarak sevmedim, ve bu kadar övülmesini anlayamadım. Daha önce hikayelerinden okumuştum, bu kitaptan kat kat iyilerdi.

  • Levent
    2019-01-27 12:30

    Şule Gürbüz'ün ilk eseri 'Kambur' u başladığım gibi bitirdim. Bir yazarın acemilik eseri değil de olgunluk eseri gibi. Şule Gürbüz'ün daha önce 'Öyle Miymiş?' kitabındanda deneyimlediğim çok yoğun ve simgesel bir anlatımı var. Yazdığı cümleleri bir yandan düşünerek okursanız alacağınız haz katlanıyor. Yarattığı Kambur karakteri üzerinden hiçliği o kadar güzel anlatmış ki. Kambur'un günlük bile demediği, yılda bir kere bir şeyler yazdığı hatta çoğunlukla yazmadığı defterindeki yazılarla bunu çok iyi desteklemiş. "İşte bir pazar günü daha - ne yapacağınızı merak ediyorum doğrusu..." Muhteşem!!

  • ilknur a.k.a. iko ◬
    2019-02-15 12:10

    “İnsan ara sıra evini yakmalı – ve çıkıp seyretmeli.”Belki yakın dönemde (tekrar) okuduğum için, belki tamamen benim uydurmam bilemiyorum, ancak konu ve konuyu inşaa edişindeki temeller Atılgan'nın Anayurt Oteli ve Dostocuğumun Yeraltından Notlar'ına benzettim. Çünkü olay şu: varoluş sorgusunu yaptığı, sizi rahatsız eden ancak yine de sempati duymanıza neden olan, toplumdan soyutlanmış veya toplum tarafından soyutlamış, fiziksel olarak kusurlu olup çekici olmasa da beylik lafları ile sizi içine çeken; bir takım ritüeller edinmiş ve bir şekilde, siz karakteri yargıladığınızı sanırken, bu sorgusunu sizin yapmanıza neden olan sersem bir karakter, ancak tabi çok daha özgün. Benzetmeme rağmen özgün diyorum çünkü üslubu oldukça farklı. Karakter, Kambur, sizinle konuşsa da sohbet etmiyor, kinayeden öte alaya alıyor; dili daha durgun bir lirik ancak bunu 'hüzünlü' olarak algılamayın yazım terimi olarak söylüyorum.Hatta belki sorgu, arayış falan değildir; varoluşu, olmayı bile alaya alıyor olabilir.“Tanımakla görevlendirdiğim kişi ben miyim?”Kambur, neredeyse duygudan arınmış bir karakter (Zebercet son derece üzgünken Yeraltı Adamı öfkelidir), ya da belki duygudan yoksun tutulmuş bir karakter; sadece kitabın sonunda bir fire verir, şaşkınım dese de, bıkkındır. Tuhaf, muhtemel deli, belki de değil. En net olan şey Kambur'un soğukkanlılığı, hayran bırakırken çileden çıkaran. Kitabın havası bu zaten, anlatı tarzı olduğu için, oraya buraya iç bunaltısında (yalnızlıktan) yazılmış ve birleştirilmiş metinler. Ancak çok güzeller. Gürbüz'ün bilinçli-bilinçsiz yaptığı (bilemeyeceğim), daha doğrusu bize yaptırttığı bu sorgu bağımsız. Çok farklı yaklaşıyor; farklı pencereden de öte, başka bir evden bakıyor gibi hissediyorsunuz. “İnsan kardeşini bu kadar iyi tanıyabilir mi?Kardeşi yoksa, elbette.”Belki kitap bana 'bir amaç uğruna verildi'ği için bilemiyorum, çok giremedim ben kitaba. Sırf adı kambur olduğu için bile sevebilirdim çünkü 'veriliş nedeni' skolyozum. Ancak kaçırılan nokta, maalesef ben bu anlatıcı gibi değilim.Şunu da sordurun kendinize, insan böyleyse, kambur olduğu için bu hale gelmişse, illa da bu Kambur gibi mi olmalıdır? xoxoiko

  • NAMIK SOMEL
    2019-02-01 13:05

    Şule Gürbüz 'ün Kambur' u hayata farklı bir pencereden bakıyor. Bir hiçliğin arkasında farklı bir varoluş algısı ve arayışı var. Gogol'un Bir Delinin Hatıra Defteri'ni anımsatıyor roman. Farklı ve sıradışı anlatımı ile ilginç bir deneyimdi. Şimdi sırada "Öyle miymiş?" var...

  • Sinem
    2019-02-12 14:26

    /..hani olur ya günün birinde, deniz kıyısında kayalık bir yere gitmişsinizdir, elinizde bir şarap şişesi vardır; ayaklarınız çıplaktır; dalgaları seyretmişsinizdir. Ya da böyle bir şeyi hayal etmişsinizdir - pek farkı yok nasıl olsa.. Boş bulunup da birine anlatırsanız –ki başka türlü bir şey anlatılmaz – en geç iki üç gün sonra “Gel!” der, “sana bir sürprizim var” Hâlâ alık alık bakarsınız, ve ayıptır söylemesi, bu yaşa gelmişsinizdir, hâlâ bir şey bekler, sürpriz bir şey olacak sanırsınız. (Tüm sürprizlerin!... Sizden çalınanlarla gerçekleştiğini ve yeni bir şey gibi sunulduğunu unutup – size de müstahaktır ya neyse..) Sizi, sizin kayalığınızdan daha alçak bir kayalığa götürür; elinize daha aşağılık bir şarap verir ve “Hadi” der “hadi, mutlu ol”"İnsan ara sıra evini yakmalı -ve çıkıp seyretmeli.""Biraz bir şeyler biliyorum tabii; ama anlatmaktan korkar oldum. Neyi anlatsam, onu kaybediyorum."“Tanımakla görevlendirildiğim kişi ben miyim?”"Hiçbir şeye inanmıyor, yine de yaşıyorsam, bu oyun değil de nedir?"Çoğu cümlenin başı doğru, sonu yalandır -bunun gibi... Cümleleri tamamlamanın gereksizliği ve zararı da buradadır. Tek bir kelime söyleyip, ya da biraz ilerleyip, susabilirsiniz. Nasıl olsa gerçeğe ihanet etmeden bir şeyi anlatmanın olanağı yoktur. Daha söylerken, içinizdeki ses ile dış sesinizin ne denli farklı olduğunu hisseder, ve ben söyleyemediklerimim dersiniz.

  • Asiye Dilara Han
    2019-01-25 10:14

    O kadar cok karaladim ki kitabi biri odunc alsa okuyamayacak. Harikaydi. Bircok seyi o kadar yalin, sade ve oz bir sekilde irdeliyor ki. Bu kadar dogru, yalansiz ve bahanesiz bir sekilde bu cozumlemeleri yapabilmesi, hem de o yastayken; beni hem kendine hayran birakti hem de kiskandirdi. Diger kitaplarini okumayi dort gozle bekliyorum.

  • Aslı Can
    2019-02-05 11:10

    Çıldırmış karakterler çok hoşuma gidiyor genelde. Şule Gürbüz de gayet çıldırtmış karakteri zannımca. Sevdim.

  • Irmak
    2019-02-04 15:04

    Yazarın bu kitabı 18 yaşında yazmış olduğu gerçeğine inanmayı reddediyorum.

  • Arzu
    2019-01-23 09:03

    elimdeki basķının (1994, 2.baskı) iç sayfasında "25.II.1998, sevgiler, burcu" yazıyor..bi' arkadaşımdan mı hediye, yoksa bi' arkadaşından hediye alan bi' arkadaşımın kitaplarından kitaplarıma karışma mı; hatırlamıyorum..on beş seneyi geçen ilk okumanın ardından yapılan ikinci okumada bazı paragrafları, bölümleri nerdeyse ezberden okuduğumu biliyorum ama..iyi ki var, iyi ki yazıyor Şule Gürbüz..

  • kendimizeaitbiroda
    2019-02-09 10:29

    Bir çırpıda okunduğu halde sizi durup düşünmek zorunda bırakan bir kitap Kambur. Ben de şimdi 'bu da neydi yahu?' demekten alıkoyamıyorum kendimi. Şule Gürbüz'ü okumaya Coşkuyla Ölmek'le başlamıştım aslında ama araya Kambur'u almak daha doğru gelmeye başlayınca öyle yaptım ve bu kararımdan oldukça memnunum şimdi. Şule Gürbüz'ün yoğun anlamlarına, yarattığı atmosfere alışmak için güzel bir seçim olduğunu düşünüyorum. Bazı paragraflarda geniş parantezlerle donanmış,kocaman bir cümle karşılıyor sizi, bazı sayfalardaysa tek bir cümle... Ve ben neredeyse her yeri defalarca okudum, her seferinde hayran kalarak. Öyle güzel,öyle derin yazılmış ki kitap... Bir insan her sayfayı işaretlemek,tekrar tekrar okumak ister mi? İstermiş...Bir yazar bir cümleye dünyaları sığdırabilir mi? Sığdırabilirmiş...

  • m
    2019-01-31 07:28

    .

  • Erdinç
    2019-02-05 10:19

    Şule Gürbüz kitaplarıyla ilgili içimde hep aynı hissiyat oluyor. Yeteneklisin, bakışın, kavrayışın, üslubun, her şey yerinde. Fakat yeteneğini neden daha derli toplu, bütünlüklü, bir bütünlüğü olmasa da parçalarında tutarlıklı bir gelişim izlenebilen daha iyi öyküler, romanlar, kitaplar yaratmak için kullanmıyorsun. Bu bir tercih mutlaka. Ama ben bu tercihten pek hoşlanmıyorum.

  • Usuyitik
    2019-01-25 11:17

    kötücül ama naif, zeki, oyunbaz ve tüm Şule Gürbüz karakterleri gibi yaşamayı omzunda ağır bir yük gibi taşıyan, bulduğu en uygun yere bırakabilmek için sağına soluna bakınan bir kamburun hikayesi.şule gürbüz okumak enteresan bir deneyim, kalbinizi mengeneyle sıkıştırırlarken yelpazelerle serinletiyorlarmış gibi.

  • Ikikavanozbal
    2019-02-10 09:15

    "Maceraları kafamda yaşasam da zaman kaybetmesem -hem de hırpalanmasam- hem de yalancı durumuna düşmesem...Korkak mı olurum -kendini esirgeyen mi- suçlu mu- aldatan mı... Ah, bir olsam -o zaman her şey olurum."

  • Kutşın Sancaklı
    2019-02-11 09:27

    Kambur uzaktan ketum duruyor da, çığlık çığlığa anlatıyor hikayesini.. Şule Gürbüz'ün üslubunu da çok sevdim, ciddi bir mevzu anlatırken sanki kendini ciddiye almıyor gibi..

  • Mustafa Şahin
    2019-02-12 15:14

    Bir saatte bitirilebilecek bu eseri o bir saatte dayak yemiş gibi hissetmek isteyen herkese önerebilirim.

  • Konserve Ruhlar
    2019-02-21 09:15

    http://konserveruhlar.wordpress.com/2...

  • Cennet Kaplan
    2019-01-22 14:03

    http://keyifinsani.tumblr.com/post/42...

  • Duygu Sevimli Çeltik
    2019-02-15 15:31

    Bir yazarın eseri kendi yansımasıdır diyebilir miyiz? 17'lik Şule Gürbüz bu kadar kızgın, umutsuz, nefret dolu, sevgisiz, kararsız, pişman, bitmeye hasret, sevgisiz, tutarsız ve kambur olsaydı sonrasında yeniden yazar mıydı? Hem de çok çok daha iyilerini? Demek ki bazen yazarın kendisi susarken kelam konuşuyormuş. Sen yazdur Gürbüz.

  • Deniz
    2019-01-31 15:09

    Kitap iki bölüm benim için. İlk yarısı, çarpıcı şaşırtıcı müzik ve 5 yıldızlı. Nefis bir delirirr övgü. Günlükler ile başlayan ikinci yarı ise 3 yıldız, birden dozu kaçıyor ve saçma sınıfına giriyor.Finalde girisi eden bölüm ise bu hayal kırıklığına alamıyor. Bu yüzden, 4 yildiz

  • AymirKaya
    2019-02-07 07:13

    Hayatın içinde bir kambur.....Deli dolu bir kitap,Azcık depresif,Epeyce isyankar.....Keşke bir çırpıda bitmeseydi😳..Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kaleminin gücü taktire şayan.....Ben çok çok beğendim. Tavsiyemdir efendim...

  • Özlem Kayabaşı
    2019-02-16 11:18

    Oldukça soyut bir anlatıma sahip olduğunu söyleyebilirim. Kambur bir insanın kötümserliği yazılan her satırda gözler önüne serilmiş. Başarılı bir ilk kitap.

  • downinthevalley
    2019-02-09 15:11

    Nedendir bilmiyorum ama olmadı. Diğer kitaplarını deneyeceğim..

  • Atakan
    2019-02-07 15:11

    It was an excellent book. Liked it very much. Sapkın olduğunu söyleyen arkadaşlarına, bunun nedenini sorduğunda, önce ellerini çekmesini istediler. (p34)Tavsiye ettiğim kitapları kimse okumuyordu ki, o da sonlarını öğrensin (p33)Dünyanın her yeri eş dost olabilecek kimselerle doludur şekere tatlıya bayılırlar (bunların zihin açtığı görüşü ise, avuç avuç şeker yiyen ahmakları gören biri tarafından uydurulmuş olabilir). (p28)Birine, bir çocuğa "Ne akıllısın!" demek korkunç bir şey. İnsan ömrü billah sersem etmenin en etkin yolu...(p28)Kolumdaki bu saat var ya, ondan ölesiye nefret ederim. Hiç geri kaçmaz çünkü. Beni bu hale getiren odur. Biraz geri kalsaydı, bazı belaları, geciktiğim için savuşturabilirdim. Oysa nereye gideceksem tam zamanında orada bulunduğum için, bela da beni bekler bulurdu. (p18)Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz nefreti seçerim - kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. Bana sorulsa bir gün "Kamburunun düzelmesini m istersin , yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?" diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimleri yüzünden, yaşama da ölüme de sizlerden daha yakınım. Daha sonraları yerimi yadırgamamak için, yükselme isteğini bir türlü anlayamam. p21Bir su kaplumbağasının kafasını çekip koparabilmeli, insan olmak içn. İnsan ara sıra evini yakmalı - ve çıkıp seyretmeli. p70Evet çiçeğim geldi; cenazeme yetişmeliyim - ölü bekletilmez. p91Aslında şunu söylemem gerekiyor: Hani bazı filmlerde kadın oyuncu beyaz, ipek bir sabahlık giyer ve erkek yaklaşınca, o sabahlık sessizce görevini tamamlayıp usulca yere düşer ya - işte, ben o kadın değil; o sabahlık olmak istiyorum. p91-92Günün en güzel saatleri akşam altı-yedidir diyordum; sanıyorum bu da doğru değil. Sonbaharı da (sahip olamadığım tek mevsimimi; yani, yaşamımı) yine elimden kaçırdım. Gerilerden konuşuyorum, sık sık (getirdiğim bir şey olmamasına rağmen). Bazen de öne geçmeyi deniyorum, ve nereye baksam, yaşamım değil gördüğüm. Bunu doğruluyor bir başka yüzüm. Kendimi ve sesimi suya düşürdüğüm yeri ve zamanı bile hatırlamıyorum. Bir yankı olarak kalıyorum suyun üstündeki aksimle - bir gün silivermeyi düşlediğim... Yaşamım bir can çekişme süresi-ni bilmediğim.Ve hiçbir şeye şaşmıyorum - her şey bildik diyordum ya; bu da doğru değil. Ben dünyaya olup biteni hayretle izlemeye ve şaşırmaya gelmişim - durmadan şaşırmaya... Ama ne söylersem söyleyeyim, ne çalarsam çalayım, bu kamburu yüklendiğim için oyunbozan oluyorum. Yine söylemek istediğim bunlar değil - Ve tüm ağıtlar gibi bu da iğrenç. p87

  • Dido
    2019-02-02 12:07

    Ludovico Einaudi ile startı veriyorum. Bu yazar bana, kardeşimle geldi. Seveceğimi umuyorum.Kitap 92 sayfalık bir delirme. Delirtebilir, Şule Gürbüz'ün delirmesini de kast etmiş olabilirim. Evet, kitap sonundaki soruna cevabım evet. Delirdiğini düşünüyorum.Kendisi halem mekanik saat ustası. Mekanik saat blogunda da Zamanın Farkında kitabının tanıtımı vardı.Bu kitap kısacık, 92 sayfalık, 1 saat 15 dakikaya sığan bir sıyırma hali.Güzel yerleri var.http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...http://ilelebetgaybubet.tumblr.com/po...

  • Ece
    2019-01-25 11:21

    "Yaşamda biraz gizem var-onları yazmıyorum. Biraz da başka şeyler var- onları da yazamıyorum. Evet, hiçbir şey yapamıyorum; çünkü, yeteneklerimi harcamak istemiyorum- daha fazla da zorlamayın; bırakıyorum işte." Kamburdu bu tabiki karamsar, çilekeş ve acımasız olacaktı. Silkip atılacak cinsten değildi ki ferahlık getirsin. Yapışıp kalmıştı. Yapıcı değil yok ediciydi, kırıcıydı, hoyrattı. Anlatamazdı derdini, delirtirdi. Bardağı eline aldığında sarhoş oluyor, içince ayılıyordu. Çakırkeyif olmak için ne yapmalıydı? Güvendiği tek şey bir gün ölecek olmasıydı.. Kafa durumuna göre tekrar tekrar okunabilir..

  • booksofAhu
    2019-01-25 11:03

    bir kitaptaki ana karakteri sevmediğimde kitabı da sevemiyorum..kötü bulduğum için değil de hiçbir bağlantı kuramadığım için 1* verdim.kitabın ana karakteri kambur'un duygusuzluğu ve kimseyi ve hiçbirşeyi umursamayan, hor gören ve hiçbirşeye değer vermeyen hali bana birşey ifade etmedi..yazarın uslubu ve anlatımıyla ilgili ise olumsuz hiçbir şey düşünmüyorum, diğer kitaplarını da sırayla okumayı planlıyorum.

  • gundo
    2019-02-11 09:21

    Okuyucuların değerlendirmelerine ve yazar hakkındaki olumlu izlenimlerime dayanarak satın aldım. Kitabın özellikle klişelerden uzak olarak inşa ettiği dili, kahramanının karmaşık zihin dünyasını iyi yansıtmasını özellikle vurgulamalıyım.Kısa, ancak bir seferde okuyarak sindirmenin zor olduğunu düşündüğüm bir anlatı Kambur. Tavsiye ederim.

  • Rabia Kucur
    2019-02-22 09:28

    Yaşamayı omuzlarında yük gören , aslında çoğumuzun yaşadığı ufak tefek şeylerden sıkıntılanan yaşamın gerçek tarafından kesitler veren ,düşünmeye sevk ettiren,bazı soru işaretlerimize cevaplar veren çok zekice yazılmış bir roman. 92 sayfaya sığdırılmış kocaman bir roman. Tavsiye ederim.