Read İsyan Günlerinde Aşk by Ahmet Altan Online

syan-gnlerinde-ak

Yakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakası'nın çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk, insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman. İnsanları ustalıkla anlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor. İsyan Günlerinde Aşk, bütün bYakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakası'nın çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk, insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman. İnsanları ustalıkla anlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor. İsyan Günlerinde Aşk, bütün bir yüzyılı sarsan bir ayaklanmanın içinde yaşayanların aşkları, tutkuları, acılarıyla dokunmuş. Bu kitabı okuduktan sonra bir daha unutamayacaksınız.Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi...(Tanıtım Yazısından)...

Title : İsyan Günlerinde Aşk
Author :
Rating :
ISBN : 9789750700903
Format Type : Paperback
Number of Pages : 468 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

İsyan Günlerinde Aşk Reviews

  • Adnan
    2019-04-20 13:03

    Ahmet Altan'ın İttihat ve Terakki dönemini anlattığı dörtlemenin ikinci kitabı İsyan Günlerinde Aşk. Eski bir köşkte ölü büyükleriyle konuşan Osman, 31 Mart Vakasının perde arkasında yaşananları okuyucuya aktarırken, sanki yüz yıl öncesini yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz.

  • Papatya ŞENOL
    2019-03-27 13:43

    Tüm yaz Ahmet Altan okudum gibi hissediyorum demiştim, doğru. Oku oku bitmiyor. Dil akıcı, merak unsuru sağlam; 31 Mart olayları ne yazık ki hakkında az şey öğrendiğimiz ve okuyabildiğimiz bir döneme ait. İsyan başlangıç gününün anlatıldığı bölüm bence kitabın en iyi kısmı. Sokakta giderek artan şiddet ve endişeyi çok iyi veriyor. İsyan ve ihtilal arasındaki farkı, inceden dokunduğu Batı ile Türkiye karşılaştırması yerinde. Ancak tüm erkek kahramanların buldukları her fırsatta yanlarındaki kadınla -sevgili, köle, eş- "sürüklercesine" ve dikkat çekerim "sabaha kadar" sevişmesi, bu sevişmelerdeki tuhaf ayrıntılar ahengi oldukça bozmuş. İlk kitapta da bahsettiğim uzun betimlemelerle bezeli oryantalist bakış burada da hayli fazla: elbise kıvrımından padişahın zebrasına kadar. bazı okuyucuların hoşuna da gidebilir bu. Ancak ben yazarın yazarken tüm erkek kahramanların yerine geçtiğini, tüm kadın kahramanları da kendi eril benliğinden ayrılamadan yazıya döktüğünü hissettim.

  • Kbrtrn
    2019-04-03 10:04

    Tarihe baska bir pencereden bakilabilecegini ve her insanla empati kurulabilegini gordum bu kitapta. Insanlari elestirmenin onlarin yasadiklarini yasamadan kolay oldugunu gordum. Serinin devamini en kisa surede okumak istiyorum. Hem ask hem siyaset hem de tarih hepsi bir arada...

  • Sinem A.
    2019-03-29 06:02

    Dostluklar ve aşklar, ağır baskılar altında, üstüne basıldıkça büyüyen tuhaf ve sihirli bitkiler gibi çabuk serpilip gelişir; yaygın ve büyük tehditlerin, tehlikelerin, korkuların yaşandığı zamanlarda, bu dehşet dolu olaylar insanları, dışına çıkılması mümkün olmayan sıcak bir sera gibi içine alır ve öbür insanlara sarmaşıklar gibi kuvvetle sarılan duyguları hızla büyütecek şklimi yaratır.syf 306

  • Ece Gedik
    2019-04-20 09:41

    Ne yalan söyleyeyim, sanki senelerdir bu kitabı okuyormuşum gibi hissettim. Bu yüzden yarım puanı kırdım. Diğer yarım puanı da yazarın olaylara çok fazla müdahale etmesi yüzünden kırdım. Onun dışında olay örgüsü ve dönemin özellikleri iyi işlenmişti. Ayrıca karakterlerin psikolojilerine inanılmaz bir başarıyla değinilmişti. Hayran olduğum bir kitap değildi ama beklentimin üstündeydi.

  • Nurdan Saka
    2019-04-12 10:46

    Hikmet- Hediye, Ragıp- Dilara hanım, Mihrişah sultan ve aşıkları ve hepsinin birbiriyle kesişen hayatları..Beni bu ilişkiler ağında en çok etkileyen Hikmet ve hediyenin ilişkisi oldu. Bu efendi köle ilişkisinde kadının ve erkeğin hisleri kitaba oldukça gerçeğe yakın yansımış gibi duruyor. Hikmetin hediyeye duyduğu acıma duygusu;sahip olduğu zaafı ve şehvet aşkı yüzünden anlamsız kalıyor. Ve sahiplenilmeyi muhtaç bu kadın çareyi ..........buluyor. Bakıldığında onun açısından en doğru çözüm gibi duruyor.hikmetin acımasız ve hoyrat duygudan yoksun dokunuşlarına maruz kalıyor. Hikmet karakterini bu tabloda insani kılan tek şey ise o işe yaramaz acıma duygusu... hikmeti gözümde iyi bir insan yapacak olan tek şey hiç şüphesiz ona hediyenin bir mal gibi hediye edildiği gün onu geri göndermesi olacaktı. Ancak Hikmet karşısındaki varlığı; köle kadını .hiç düşünmeden sadece kendi arzu ve acılarını tatmin etmek için kullanmıştır ve içinde aşk olmayan erotizm beni tiksindirmiştir. Sonra da yazar durumu kurtaracakmış gibi karaktere acıma duygusu yüklemiştir. Hikmet tek başına hem acınan hem acıyan bir karakterken birlikte olduğu kadınlarla bencil bir kişi görünümündedir. Dilevser, Mehpare Hanım ve Hediye gibi hayatına giren kadınlardan vazgeçemeyen Hikmette bir kaybetme korkusu vardı. Bu nedenle bu kadınları - ayrıca yalnız kalmamak adına- yanından uzaklaştıramadı.. yazarın padişah ve ittihat terakki hakkındaki kurguları ise yer yer gülümsetti beni. Yazar, Kadınlar ve kendini aydın kesim olarak gören tarafça bunaklıkla suçlanan padişahın istihbarati zekasına yaptığı vurgu ile ittihatçileri saf ve tecrübesiz ve plansız bir cemiyete dönüştürürken ve padişahın tek adamlığının yarattığı güç ve baskı döneminin insanları yıldırdığı ahvalini de ortaya koyuyor ve tüm bunları aynı anda ortaya koyması bence taraflar arasında dengeyi sağladığından başarılıydı. Ayrıca yazarın kadınlarındaki cool duruş tam bir erkek fantazisi görünümünde. Bazen Kadınların coşkusu ve hareketliliği erkekleri ürkütür ve yetersiz hissettir. Bu kadınlar için de geçerlidir. Bu nedenle erkek kendini daha çok gösterebileceği kitapta da bu aynen böyle "cam" gibi şeklinde ifade edilmiş kadınlar tercih ediliyor. İsteklerini belli etmeyen ama tutkulu ve güçlü kadınlar. Mihrişahta gösteriş tutku çoşku güç hepsi varken, Dilara hanımda gösteriş ve coşku azalırken tutku ve güç sabit kalmış, Rukiye ise gösterişten ve coşkudan uzakken, yaşı gereği tutkulu ve konumu gereği güçlü, Dilevser ise şık giyimli bir karakter olsa da gösterişten uzak, coşkusuz, tutkusuz ama onurlu bir karakter, Hediyeden ise hiç bahsetmek İstemiyorum..Evet özetle kitap akıcı dili çok sade okunabilir bir kitap..

  • Mehmet AkifKoc
    2019-03-23 10:54

    II.Abdülhamid'in son dönemi, 31 Mart Vakası ve İttihad-Terakki'ye dair canlı karakterlerle iyi bir roman. Türk toplumu, entelijansiyası ve siyasetinin karakteristik özellikleri açısından da okumaya değer. Serinin ilk kitabı Kılıç Yarası Gibi'den daha başarılı...

  • Basak Yarar
    2019-03-30 13:45

    *Biz manada kaderden gayrısını bulamadık efendim, kerem buyrun da bir neşeyi velev ki manasız da olsa bu kulunuza çok görmeyin. *Zor seven insanlar sevilmesi zor olan insanları sevmeye meyleder.

  • Ebru
    2019-04-16 06:46

    Bu kadar güzel yazıp da romancılığa odaklanmamak nasıl bir şeydir aklım almıyor.Ahmet Altan'ın kesinlikle sadece romancı olmaya odaklanması gerekirdi,zira çok güzel yazdıgını düşünüyorum.Bu güzel yeteneğine saçma sapan gazetelerde yazı yazarak yazık ettiğini düşünüyorum.

  • Armagan Kilci
    2019-04-21 08:54

    başarılı. edebiyat zevki verdi. sinematografik algısı olanları tatmin edeceğine inanıyorum.

  • Ahu Kader
    2019-04-02 07:00

    Ahmet Altan'ın cok güzel bir yazı dili var. Severek okudum.

  • Selmin
    2019-04-20 10:01

    Beğendiğim tek Ahmet Altan kitabı!

  • Hakan Dilmen
    2019-03-26 06:57

    Ahmet Altan'ın okuduğum ilk kitabı.Güzeldi...

  • pelin
    2019-04-16 05:54

    Çok güzel bir kitap

  • Muhsin Sarıkaya
    2019-03-28 07:42

    Ahmet Altan döktürmüş. Ama serinin 3. kitabını yazmak için neden bu kadar çok beklemiş onu anlayamadım.

  • Ilker Kocer
    2019-04-19 11:49

    1800'ler Osmanlı, İstanbul ve bir aşk hikayesi . . .

  • Ruhat alp
    2019-03-29 13:59

    Çözülmek üzere olan Devlet-i Aliyye'nin bu son demlerinde ,entrikayı,aşkı,ihaneti,egoyu,iktidarı,vazgeçişi yani kısaca insanı anlatan güzel bir roman.