Read O ve Ben by Necip Fazıl Kısakürek Online

o-ve-ben

Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni «Tanıyıncaya Kadar» ve «Tanıdıktan Sonra» diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri «O Ve Ben»i 1975’de şöyle takdim etmiştir: «Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdHayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni «Tanıyıncaya Kadar» ve «Tanıdıktan Sonra» diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri «O Ve Ben»i 1975’de şöyle takdim etmiştir: «Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim.» Kitap, 1965 senesinde «Büyük Kapı» ismiyle yayınlanmıştır....

Title : O ve Ben
Author :
Rating :
ISBN : 9789758180240
Format Type : Paperback
Number of Pages : 272 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

O ve Ben Reviews

  • Nursena Pancar
    2019-01-15 13:31

    "bana bir baktı gönlüme ebed çivisini çaktı"

  • Jihye
    2019-01-16 06:16

    Mükemmel bir kitap

  • Yavuz
    2018-12-29 12:23

    O ve Ben'i ikinci kez okuyorum, daha dikkatli okudum bu sefer... birçok not çıkardım. Ehli ile konuşulacak birçok konu var kitaptan çıkan...

  • Gökhan Kesici
    2018-12-26 09:13

    Necip Fazıl'ın otobiyografisi ve Abdülhakim Arvasî'nin biyografisi; bu ikisi arasındaki ilişkiler ve Necip Fazıl'ın Arvasi'ye hayranlığı üzerine yazılmış, üslubu yönünden harika bir kitap. Kitabı çok sevdim diyemem ancak Abdülhakim Arvasi'nin sözlerine yer verdiği yerlerde, günümüzd sözde din alimleri tarafındanörnek alınması gereken yaklaşımlar gördüm. Şimdinin tutucu din alimlerine kıyasla geçmişe gittikçe gerçek alimlerin birşeyleri haram kılma, insanları tekfir etme gibi konularda ne kadar hassas davrandıklarını ve liberal yorumlar yaptıklarını görüyoruz. Bahsettiğim mesele İslam'ı ılımlılaştırmak değil, aksine bu kadar hassas yaşayan insanların dinin esasına olan saygısının, takva gereği uyulan birçok kuralın günah/haram çerçevesinde olmadığını açıkça ortaya koyabilmesinin güzelliğidir. Böyle alimler sayesinde İslam hurafelerden uzak kalacaktır ümidini taşıyorum.Sonuç olarak, Necip Fazıl'dan ziyade Abdülhakim Arvasi'yi tanıyacağınız bir eser.

  • Fatih EREL
    2018-12-23 08:27

    Oldukça ağır bir kitap ve hakkıyla yorumlamak zor. İman cihetinden hayata farklı bakan insanlar için anlatılanlar olanaksız ve imkansız gelebilir. Belki de kendimizi şartlamadan müellifin derdini anlatmasına izin vermek en doğrusu olur.Hakikate götüren yolda mürşid-i kamilini bir türlü bulamayan Necib Fazıl, O'na ulaşana kadar ve sonrasını anlatıyor bizlere. Kendisine "Keşke bu kadar zeki olmasaydın" diyen Efendi'sine tabii olana kadar kendisini ayakta alkışlayanlar, yolunu doğrulttuktan sonra "Sanatına kıyan geri adam" diyorlar. Ufak bir örnek 1944 senesinde Büyük Doğu'da çıkan bir hadis-i şerif meali. Hadis-i şerif şu: "Allah'a itaat edilmeyene itaat edilmez." Vay efendim sen misin bunu bastıran. Neymiş Allah ve ahlaktan bahsetmekten yasakmış, "Bu hadisi neşretmek , bize itaat edilmez demekmiş."Ve bugün bu zatın önsözünü yazdığı klasikleri okuyoruz.Ama unutmamak lazım: "İlim cehli izale eder, ahmaklığı değil."

  • Ömer Faruk
    2018-12-31 05:15

    Kendi başarılarını, hayat hikayesinde yer verdiği bütün "ben"likleri "O"nu anlatmak için zorunlu birer vesile olarak anlatmış. Onu tanıyıncaya kadar, Onu tanıdıktan sonra ve Ondan yani ölümünden sonraki hayatını otobiyografik perspektifte çift bakış açılı yansıtmış yazar. Necip Fazıl'ın yaşadığı buhranlar... O iki hayat tarzı arasında sayısız gidiş-gelişleri, yüksek bir zekanın bazen uykusuz gecelerde insanın kafasını duvarlardan duvarlara çarpmak istemesi, o zekadan şikayet etmesi... Ben hayatımda fikri buhranın, iman ateşinde pişmenin acısının, düşünce karıncalarının insanın huzurunu-beynini nasıl ağır ağır yediğinin bu kadar muhteşem anlatıldığını okumadın. Necip Fazıl belli ki bu buhran sürecini, bu iğneli fıçıyı ciltlerce anlatabilir, onda teşbih tükenmez ama sınırını çok iyi bilmiş. Bam teline dokunup dokunup çekiyor. Kitap acıyı yansıtıyor. Ama dram değil, trajedi değil. Buhran kokuyor buram buram. Sayfalarda uykusuz geçen geceler, gözyaşları, bir raya oturamamanın, yola koyulamamanın, "imanın yetersizliğinin" huzursuzluğu en yetkin şekilde göz önünde. Tüm çıplaklığı ile tüm samimiyeti ile gözümüzde canlanıyor o sahneler. Bu 1934'de onu tanıma sürecinde çektiği buhranın üzerine Onu tanıdıktan sonra yaşadığı git gel durumunun verdiği yorgunluk da gayet samimi bir şekilde anlatılmış. Onun yanındayken insan onun yanında değilken hayvan... İçte yaşanmak istenen fikren doğru olduğu bilinen mümin hayatı, dışta yaşanan karşı konulamayan rind hayatı. Bu çelişkinin verdiği sıkıntı... Abdülhakim Efendi'den bahsederken büründüğü edep, üslup değişikliği. Ondan nazikçe seçtiği alıntılarla aktarımlarla tamamladığı bir portre. Kerametlerin (doğru veya yanlış) etkileyiciliği. Ayrıca dikkatimi çeken nokta Abdülhakim Efendi'den bahsederken ayrı bir edep, Çöle İnen Nur'da Efendimiz'den bahsederken apayrı bir edep. İki üslup bile birbirinden farklı.Sonuç olarak konudan bağımsız; fikir buhranının, raya oturamamanın verdiği sıkıntının böyle yetkin ve samimi anlatıldığını ben başka hiç bir yerde okumamıştım. Tekrar tekrar işaretlenen pasajlara dönülmesi gereken bir kitap.

  • Çağrı Sarımehmetoğlu
    2018-12-26 08:19

    Üstat Necip Fazıl'ın hayatından kesitler sunan bir kitap. Özellikle Seyyid Abdülhakim Efendi ile olan münasebetleri hayatına önemli katkıda bulunmuş...

  • Sercan Dağlı
    2019-01-10 11:22

    Necip Fazıl ' ın kendi iç dünyasını satırlara döktüğü bu eser hem yazarın siir ve yazın dünyasını algılayabilmek aynı zamanda da doğru yolun nasıl bulunacagının yol işaretlerini görmek açısından okunulası. bazı yerleri tekrar edilmesi gerekir uzerinde durup düsünülmelidir.

  • Murat
    2019-01-07 13:17

    Düz yazıda siirdeki kadar başarılı olmadığını dusundugum Necip Fazıl in bu kitabinda onun ruhi çalkantılarina gelgitlerine tanıklık edilebilir.

  • Mustafa Gerdan
    2019-01-08 08:11

    Muhteşem bir kitap. 2 günde bitirmek isteyeceğiniz cinsten.